Bir konut kapıcısının, kira ödemeksizin kapıcı dairesinde oturması karşılığında kapıcılık hizmetlerini görmesi şeklinde yapılan bir sözleşmede, işverenin 'ücret ödeme yükümlülüğü' ortadan kalkar mı? Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin (E. 2016/20789, K. 2016/19544) bu durumu yorumlarken 'bağımlılık unsuru' ve 'kısmi süreli çalışma' kavramlarını nasıl kullandığını analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #101956

Hayır, bu durumda işverenin ücret ödeme yükümlülüğü ortadan kalkmaz. Yargıtay'a göre, kapıcı dairesinde kira ödemeden oturma, ücretin bir parçası veya 'ayni' olarak ödenmesi şeklinde yorumlanabilir, ancak ücretin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez. Kapıcı ile yapılan kira kontratı dahi bu sonucu değiştirmez. Kararın temelindeki mantık, iş sözleşmesinin unsurlarının varlığına odaklanmaktır. Kapıcı, apartman yönetiminin (işverenin) emir ve talimatı altında, belirli bir işi (temizlik, bakım vb.) görmekte ve bu iş görme edimi karşılığında bir menfaat (konutta oturma) elde etmektedir. En önemlisi, arada bir 'bağımlılık unsuru' mevcuttur. Bu unsurlar, 4857 sayılı İş Kanunu m. 8'e göre bir iş ilişkisinin varlığı için yeterlidir. Yargıtay, bu ilişkinin 'kısmi süreli çalışma' olabileceğini de kabul eder. Yani, kapıcının başka bir işte sigortalı çalışması veya tüm gününü apartmanda geçirmemesi, iş ilişkisinin varlığını ortadan kaldırmaz. Bu durumda, kapıcının işi 'kısmi süreli' bir iş ilişkisi olarak kabul edilir ve sağlanan konut menfaatinin de dikkate alındığı bir ücret tespiti yapılarak diğer işçilik alacaklarının (kıdem tazminatı vb.) hesaplanması gerekir. İş ilişkisinin varlığı tespit edildikten sonra, davanın görevli iş mahkemesinde görülmesi zorunludur.