HMK m. 52, tüzel kişilerin davada 'yetkili organları' tarafından temsil edileceğini düzenler. Davalı gösterilen 'T.C. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü ... Tarım İşletmesi Müdürlüğü'nün tüzel kişiliği bulunmadığı halde, mahkemenin davayı doğrudan pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddetmesi neden hatalıdır? Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin (2016/3373 K.) bu durumu 'temsilcide yanılma' olarak nitelendirmesi ne anlama gelmektedir ve mahkemenin bu durumda yapması gereken usuli işlem nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #101941

Mahkemenin davayı doğrudan reddetmesi hatalıdır çünkü bu durum, bir 'taraf ehliyeti' (husumet) yokluğu değil, 'temsilde hata' veya 'yanlış temsilciye dava açma' durumudur. Taraf ehliyeti, bir kişinin bir davada taraf olabilme yeteneğidir ve gerçek hasmın kim olduğuyla ilgilidir. Somut olayda, işletmenin faaliyetlerinden sorumlu olan ve asıl taraf ehliyetine sahip olan tüzel kişilik 'Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü'dür. Davacı, doğru tüzel kişiliğe karşı dava açmak istemiş ancak onun bir alt birimini (işletme müdürlüğünü) davalı olarak göstermiştir. Bu, 'hasımda yanılma' değil, asıl hasmın 'temsilcisinde yanılma'dır. Yargıtay'ın bu nitelemesi, davanın özünde doğru hasma yöneltildiğini ancak şeklen yanlış birime tebligat yapıldığını ifade eder. Bu durumda mahkemenin yapması gereken, HMK m. 124'teki 'taraf değişikliği' veya dürüstlük kuralı çerçevesinde, davayı hemen reddetmek yerine, davacıya 'doğru temsilciye' (Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü'ne) dava dilekçesini tebliğ ettirmesi için uygun bir süre vermektir. Bu, usul ekonomisi ilkesine ve hakkın özünü zedeleyecek aşırı şekilcilikten kaçınma gerekliliğine uygun bir çözümdür.