5237 sayılı TCK’nın 103/1. maddesinde yer alan 'Sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin çocuk olması hâlinde soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır' hükmü, ceza sorumluluğunda hangi ilkenin bir yansımasıdır ve bu düzenlemenin temel amacı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #101919

Bu hüküm, ceza sorumluluğunda 'ultima ratio' (son çare) ilkesi ile 'onarıcı adalet' ve 'çocuğun üstün yararı' ilkelerinin bir yansımasıdır. Suça sürüklenen çocuğun işlediği ve daha az yoğunluktaki bir cinsel davranış olan sarkıntılık eyleminde, kanun koyucu doğrudan ceza adalet sisteminin baskıcı mekanizmalarını devreye sokmak yerine, mağdur tarafın iradesine bir öncelik tanımıştır. Bu düzenlemenin temel amacı şudur: 1) Çocuğun Damgalanmasını Önlemek: Failin de çocuk olduğu durumlarda, ceza yargılamasının getireceği olumsuz (damgalayıcı) etkilerden çocuğu korumak. 2) Onarıcı Adalet: Tarafların (ailelerin) kendi aralarında bir çözüm bulmasına, özür dileme, telafi gibi mekanizmaların işlemesine olanak tanımak. 3) Mağdurun İradesine Saygı: Mağdur ve ailesinin, yargılama sürecinin getireceği ek travmayı yaşamak istememesi halinde, bu iradeye saygı göstermek. Bu, ceza siyaseti açısından, failin de çocuk olduğu daha az vahim eylemlerde, ceza hukukunun müdahalesini bir şarta bağlayarak, sorunun toplumsal düzeyde çözülmesine öncelik veren bir yaklaşımdır.