Şantaj suçu (TCK m. 107/1), failin 'hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle' mağduru zorlamasını gerektirir. Bu unsur, şantaj suçunu genel tehdit suçundan (TCK m. 106) ayıran temel kriterdir. Bu kritere göre, 'Bana borcunu ödemezsen seni icraya veririm' demek tehdit veya şantaj oluşturmazken, 'Bana 10.000 TL vermezsen, olan borcun için seni icraya veririm' demek neden şantaj suçunu oluşturur? Aradaki farkı hukuki olarak analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #101907

Aradaki temel fark, 'hakkın, bir haksız çıkar elde etme aracı olarak kötüye kullanılmasıdır'. 'Bana borcunu ödemezsen seni icraya veririm' ifadesinde, fail, yasal hakkını (alacağını tahsil için icra takibi yapma) sadece o hakkın konusu olan şeyi (borcun ödenmesini) elde etmek için kullanacağını belirtmektedir. Burada eylem ile amaç arasında hukuka uygun bir illiyet bağı vardır ve bu, hakkın normal kullanımıdır. Ancak, 'Bana 10.000 TL vermezsen, olan borcun için seni icraya veririm' ifadesinde durum farklıdır. Burada fail, yasal bir hakkını (icra takibi yapma hakkı), o hakkın konusuyla ilgisi olmayan 'haksız bir çıkar' (fazladan 10.000 TL) elde etmek için bir baskı ve zorlama aracı olarak kullanmaktadır. Yani yasal bir hak, yasa dışı bir amaca hizmet ettirilmektedir. TCK m. 107/1'in cezalandırdığı tam da bu durumdur: meşru bir aracın (hak veya yükümlülük) gayrimeşru bir amaçla (kanuna aykırı bir şey yaptırma veya haksız çıkar sağlama) birleştirilmesi. Bu, hakkın kötüye kullanılmasının suç teşkil eden özel bir halidir ve fiili basit bir tehditten ayırarak şantaj suçunun kapsamına sokar.