Part-time çalışan bir işçiye, ihbar öneli içinde kullandırılması gereken günde iki saatlik iş arama izninin (İş K. m.27) süresi nasıl belirlenmelidir? Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin (30.09.2014 T.) bu sürenin 'kısmi çalışma süresine göre oranlanarak' belirlenmesi gerektiği yönündeki kararını, 'orantılılık' ve 'ayrımcılık yasağı' ilkeleri çerçevesinde analiz ediniz.
Yargıtay'ın bu kararı, orantılılık ilkesinin bir yansımasıdır. İş K. m. 27'de belirtilen 'günde iki saatten az olamaz' hükmü, kanunun genel düzenlemesi olan tam süreli (günde 7.5 saat veya daha fazla) çalışanlar için öngörülmüştür. Günde sadece 4 saat çalışan bir part-time işçiye günde 2 saat iş arama izni verilmesi, çalışma süresinin yarısını izinli geçirmesi anlamına gelir ki bu, hakkın amacıyla bağdaşmayan orantısız bir sonuç doğurur. Yargıtay, bu nedenle, iş arama izni süresinin de işçinin çalışma süresiyle orantılı olması gerektiğini kabul etmektedir. Bu durum, İş K. m. 13'te yer alan 'kısmi süreli iş sözleşmesiyle çalışan işçinin, paraya ilişkin bölünebilir menfaatleri, tam süreli emsal işçiye göre çalıştığı süreyle orantılı olarak ödenir' hükmünün ruhuna da uygundur. İş arama izni parasal bir menfaat olmasa da, süreye bağlı bir haktır ve bu hakkın kullanımında da orantılılık gözetilmelidir. Bu yorum, ayrımcılık yasağına aykırı değildir; aksine, tam süreli ve kısmi süreli çalışanlar arasında adil ve orantılı bir denge kurarak farklı durumdaki işçilere farklı ancak hakkaniyetli muamele yapılmasını sağlar. Örneğin, günde 4 saat çalışan işçiye 1 saat, 8 saat çalışan işçiye 2 saat izin verilmesi orantılı bir uygulamadır.