Çocuğun cinsel istismarı suçunda, failin mağdurun yaşı konusunda 'kaçınılmaz bir hataya' (TCK m. 30) düştüğü savunması nasıl ispatlanabilir? Yargıtay'ın bu konudaki değerlendirmelerinde (örn: Yargıtay 9. CD, E. 2023/13475 K.) mağdurun fiziksel görünümü, beyanları ve olayın gerçekleşme biçimini bir bütün olarak ele almasının hukuki dayanağı nedir?
Failin 'kaçınılmaz hata' savunması, somut olayın özelliklerine göre ispatlanabilir. Bu savunmayı yapan sanığın, hatasının 'kaçınılmaz' olduğunu, yani gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen mağdurun yaşını doğru tahmin etmesinin mümkün olmadığını ortaya koyması gerekir. Yargıtay'ın bu değerlendirmede mağdurun fiziksel görünümü (yaşından büyük gösterip göstermediği), kendi beyanları (sanığa yaşını büyük söyleyip söylemediği, sahte kimlik kullanıp kullanmadığı), sosyal medya paylaşımları, tanık anlatımları ve olayın gerçekleşme biçimini (örneğin tanışma ortamı) bir bütün olarak ele almasının hukuki dayanağı, 'kaçınılmazlık' unsurunun sübjektif değil, objektif olarak değerlendirilmesi zorunluluğudur. Mahkeme, 'ortalama bir insanın aynı koşullar altında hataya düşüp düşmeyeceğini' araştırır. Mağdurun yaşından bariz şekilde küçük görünmesine rağmen failin hataya düştüğünü iddia etmesi kabul görmez. Ancak mağdurun fiziken çok gelişmiş olması, kendisini ısrarla 18 yaşından büyük olarak tanıtması, sahte belgeler sunması gibi birden fazla yanıltıcı unsur bir araya geldiğinde, hatanın kaçınılmazlığı kabul edilebilir. Yargıtay'ın bütüncül yaklaşımı, TCK m. 30'daki 'kaçınılmazlık' kriterinin somutlaştırılması amacını taşır.