Bir hükümlünün, denetimli serbestlik tedbiri altındayken, cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı hakkında kamu davası açılması halinde, infaz hâkimi tarafından otomatik olarak açık ceza infaz kurumuna gönderilmesi zorunlu mudur? CİK m. 105/A(7) fıkrasındaki 'karar verilebilir' ifadesinin hukuki niteliğini ve infaz hâkiminin takdir yetkisinin sınırlarını tartışınız.
Hayır, otomatik olarak gönderilmesi zorunlu değildir. CİK m. 105/A(7) fıkrasındaki 'karar verilebilir' ifadesi, infaz hâkimine bir takdir yetkisi tanındığını göstermektedir. Bu takdir yetkisi, sınırsız değildir. İnfaz hâkimi, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine, yeni açılan kamu davasının niteliğini, suçun işlendiği iddia edilen koşulları, hükümlünün denetimli serbestlik sürecindeki genel tutumunu ve risk durumunu değerlendirerek bir karar vermelidir. Örneğin, yeni suç iddiasının zayıf delillere dayanması veya hükümlünün denetim sürecine tam uyum göstermesi gibi durumlarda, hâkim hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmemesine karar verebilir. Kovuşturma sonucunda beraat gibi lehe bir karar çıkması halinde, denetimli serbestliğe devam edilmesi de bu takdir yetkisinin ve 'masumiyet karinesi'nin bir yansımasıdır.