Bir eylemin TCK m. 106/1'in son cümlesi kapsamında 'malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratma' tehdidi sayılabilmesi için 'büyük zarar' kavramı nasıl yorumlanmalıdır?
TCK m. 106/1'deki 'büyük bir zarar' kavramı, kanunda tanımlanmamış, hakimin takdirine bırakılmış göreceli bir kavramdır. Bu kavramın yorumlanmasında hem objektif hem de sübjektif kriterler birlikte değerlendirilmelidir. Objektif kriter, tehdit edilen zararın mutlak miktarının veya değerinin yüksek olmasıdır. Sübjektif kriter ise, tehdit edilen zararın, mağdurun ekonomik durumu, malvarlığı ve yaşam standartları üzerindeki etkisidir. Örneğin, çok zengin bir iş insanı için küçük sayılabilecek bir miktar, dar gelirli bir kişi için 'büyük bir zarar' anlamına gelebilir. Dolayısıyla hakim, her somut olayda, tehdit edilen zararın miktarını, mağdurun mali durumunu ve bu zararın mağdurun hayatında yaratacağı etkiyi göz önünde bulundurarak 'büyüklük' unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğine karar vermelidir.