Avukatın adliye girişinde aranmasıyla ilgili olarak, 'güvenlik' ihtiyacı ile 'savunma hakkının ve meslek sırrının korunması' hakkı arasında nasıl bir denge kurulmalıdır? Metindeki yazarın bu konudaki nihai çözüm önerisi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #101335

Bu durum, kamu güvenliğinin sağlanması şeklindeki kamusal menfaat ile bireyin özel hayatının gizliliği ve savunma hakkının korunması şeklindeki temel hak ve özgürlükler arasında bir çatışma yaratmaktadır. Metindeki yazar, mevcut durumda Avukatlık Kanunu m. 58'in açık hükmü karşısında avukatın aranamayacağını, kanuna aykırı aramanın hukuka aykırı olduğunu savunmaktadır. Yazarın nihai çözüm önerisi ise yasal bir değişiklik yapılmasıdır. Yazara göre, eğer avukatın aranmasının güvenlik açısından gerekli olduğu düşünülüyorsa, bu durum keyfi ve hukuka aykırı fiili uygulamalarla (de facto) değil, hukuka uygun bir şekilde (de jure) çözülmelidir. Bunun için de, Anayasa m. 13 (Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması) ve m. 20/2 (Özel hayatın gizliliği) ilkelerine uygun olarak, Avukatlık Kanunu'nda bir değişiklik yapılması ve aramanın şartları, usulü ve sınırlarının açıkça kanunla düzenlenmesi gerekmektedir. Böylece hem güvenlik ihtiyacı karşılanmış hem de kanunilik ilkesi korunmuş olacaktır.