Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2025/123 K. sayılı kararında, sanıkların eyleminin 'birden çok kişi ile birlikte silahla tehdit' (TCK m. 106/2-a-c) suçunu oluşturduğu belirtilirken, ayrıca 'genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması' (TCK m. 170) suçundan mahkumiyet kurulması neden hatalı bulunmuştur?
Bu durum, 'görünüşte içtima' hallerinden 'tüketen-tükenen norm ilişkisi' ile açıklanabilir. Sanıkların, belirli bir kişiyi (katılanı) hedef alarak aracına doğru ateş etme eylemi, doğrudan doğruya kişiye yönelik bir silahlı tehdit suçunu oluşturmaktadır. Bu eylem sırasında, dolaylı olarak genel güvenliğin de tehlikeye atıldığı söylenebilir. Ancak, fiildeki asıl haksızlık ve failin kastı, belirli bir kişiyi tehdit etmeye yoğunlaşmıştır. Bu durumda, kişiye yönelik daha özel ve ağır olan silahlı tehdit suçu, genel güvenliğin tehlikeye sokulması suçunu 'tüketir' yani kendi içinde barındırır. Fiilin haksızlık içeriği, zaten silahlı tehdit suçundan verilecek ceza ile karşılanmış olur. Aynı fiilden dolayı hem özel (tehdit) hem de genel (genel güvenliğin tehlikeye atılması) nitelikteki iki ayrı suçtan ceza verilmesi, fiilin tekliği ilkesine ve görünüşte içtima kurallarına aykırı olacağından hatalı bulunmuştur.