HMK m. 279/2'de bilirkişi raporunda 'bilirkişi ya da bilirkişilerin imzalarının bulunması' şart koşulmuştur. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/10515 K. sayılı kararında, bilirkişilerden birinin imzasının eksik olması neden raporu geçersiz kılmıştır? Bu durumun hukuki sonucu ne olmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #101315

HMK m. 279/2'deki imza zorunluluğu, raporun aidiyetini ve içeriğinin bilirkişi tarafından benimsendiğini gösteren temel bir şekil şartıdır. Yargıtay'ın anılan kararında, üç kişilik bir kuruldan bir bilirkişinin (sonradan hakim olduğu için) imza atmaktan çekindiği, dolayısıyla raporun iki imzalı olduğu belirtilmiştir. Heyet olarak verilen bir raporda, tüm heyet üyelerinin imzasının bulunması, raporun bir 'heyet kararı' olarak ortaya çıktığını gösterir. Bir imzanın eksik olması, o bilirkişinin rapora katılıp katılmadığı, katıldıysa neden imza atmadığı konusunda bir belirsizlik yaratır ve raporun usulüne uygun bir 'kurul raporu' olma niteliğini ortadan kaldırır. Bu, raporun hukuken geçersiz sayılmasına neden olur. Yargıtay'ın da belirttiği gibi, bu durumda mahkemenin yapması gereken, bu eksik raporu hükme esas almak yerine, yeniden oluşturulacak bir bilirkişi kurulundan usulüne uygun, tüm üyelerce imzalanmış yeni bir rapor almaktır.