Bakanların, yeni sistemde Cumhurbaşkanının emir ve talimatı ile hareket eden ve siyasi sorumluluğu bulunmayan kişiler olmasının, onların 'yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri' olarak kabul edilip edilmemesi tartışmasına etkisini açıklayınız.
Bu durum, tartışmanın merkezinde yer almaktadır. Bir görüşe göre, eski sistemde bakanlar parlamenter sistemin bir parçası olarak siyasi bir fonksiyona sahipti ve bu onları 'kamu görevlisi' statüsünden ayırıyordu. Yeni sistemde ise bakanlar, TBMM üyesi olmadıkları, atama ile geldikleri ve siyasi değil idari bir hiyerarşi içinde (Cumhurbaşkanına bağlı) görev yaptıkları için, artık klasik bir üst düzey bürokrat veya 'diğer kamu görevlisi' statüsüne yaklaşmışlardır. Bu nedenle, milletvekili adayı olmak için istifa etmesi gereken 'diğer kamu görevlileri' arasına dahil edilmelidirler. Diğer görüş ise, bakanların statülerinin hala Anayasa ve Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ile özel olarak düzenlendiğini (örn. özel cezai sorumluluk), bu nedenle hala 'diğer kamu görevlisi' tanımına girmediklerini savunur. Bu, bakanların hukuki statüsündeki değişimin, seçim hukukundaki konumlarını nasıl etkilediğine dair temel bir yorum farklılığıdır.