'Sair bir kötülük' tehdidi (TCK m. 106/1) nedir ve bu tehdidin sınırları nasıl çizilmelidir? Hukuka uygun bir hakkın kullanılacağının bildirilmesi bu kapsamda değerlendirilebilir mi?
TCK m. 106/1'deki 'sair bir kötülük', kişinin hayatına, vücut dokunulmazlığına veya malvarlığına yönelik olmayan, ancak yine de mağdurun iç huzurunu ve karar verme özgürlüğünü ihlal eden her türlü haksız eylemin yapılacağının bildirilmesidir. Örneğin, bir sırrı ifşa etme, kişiyi küçük düşürecek bir haberi yayma, işten attırma gibi tehditler bu kapsama girebilir. Ancak, metinde de vurgulandığı gibi, tehdidin konusunu oluşturan kötülüğün 'haksız' olması gerekir. Bu nedenle, bir kişinin hukuka uygun bir hakkını kullanacağını bildirmesi (örneğin, alacaklının borçluyu icraya vereceğini söylemesi, suç işleyen birini savcılığa şikayet edeceğini bildirmesi) haksız bir kötülük niteliği taşımadığından tehdit suçunu oluşturmaz.