CMK m. 40/2 uyarınca kanun yolu bildiriminin hatalı olması eski hale getirme nedeni iken, aynı durumun TCK m. 50/3 uyarınca kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmemesi halinde nasıl bir sonuç doğuracağını Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2017/3474 K. sayılı kararı çerçevesinde tartışınız.
Yargıtay'ın anılan kararında ilginç bir ayrım yapılmıştır. Sanığın hapis cezası, TCK m. 50/3 gereği zorunlu olarak seçenek yaptırıma çevrilmesi gerekirken çevrilmemiştir. Ancak bu hüküm ertelenmiş ve sanık denetim süresinde yeni bir suç işlemiştir. İnfaz aşamasında itiraz mercii, sadece infaz koşullarının (yeni suç işlenip işlenmediği) oluşup oluşmadığını denetleyebilir, ilk hükümdeki hatayı (seçenek yaptırıma çevirmeme) denetleyemez. Bu nedenle itirazın reddi kararını onamıştır. Ancak, ilk hükme yönelik kanun yararına bozma istemini ise kabul ederek, TCK m. 50/3'e aykırılığı bir bozma nedeni saymış ve hükmü düzeltmiştir. Bu durum, kanun yolu bildirimindeki hatanın doğrudan bir hak kaybına (kanun yolu hakkının kullanılamaması) yol açtığı için eski hale getirme nedeni olduğunu, ancak hükmün içeriğindeki bir hatanın (seçenek yaptırıma çevirmeme gibi) infaz aşamasında değil, ancak kanun yolu denetiminde (temyiz veya kanun yararına bozma) düzeltilebileceğini göstermektedir.