Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2025/106 K. sayılı kararında, sanığın müştekiyi darp ettiği sırada söylediği tehdit içerikli sözler neden ayrı bir tehdit suçu olarak kabul edilmemiştir? Bu durum hangi ceza hukuku ilkesiyle açıklanabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #101275

Anılan kararda Yargıtay, sanığın kavga ve darp eylemi sırasında söylediği tehdit içerikli sözleri, 'yaralama eyleminin irade açıklaması niteliğinde' kabul etmiştir. Bu yaklaşım, 'tüketen-tükenen norm ilişkisi' veya 'fiilin tekliği' ilkesiyle açıklanabilir. Kasten yaralama eylemi, doğası gereği mağdurun vücut dokunulmazlığına yönelik bir saldırı içerir ve bu saldırı anında sarf edilen tehditkar sözler, asıl eylem olan yaralamanın bir parçası, onunla bütünleşmiş bir unsur olarak görülür. Tehdit, yaralama suçunun içinde erimiş (tükenmiş) kabul edilir. Dolayısıyla, fiil bir bütün olarak 'kasten yaralama' suçunu oluşturur ve failin ayrıca tehdit suçundan cezalandırılması, aynı fiilden dolayı iki kez cezalandırma (ne bis in idem ilkesinin bir yansıması) anlamına geleceği için hukuka aykırı bulunmuştur.