5271 sayılı CMK m. 40/1'de geçen 'kusur' kavramı objektif mi yoksa sübjektif kriterlere göre mi değerlendirilmelidir? Raporla belgelenen bir hastalığın her durumda 'kusursuzluk' hali sayılıp sayılamayacağını Ceza Genel Kurulu kararları ışığında tartışınız.
CMK m. 40'taki 'kusur' kavramı objektif unsurlar taşıyan bir değerlendirmeyi gerektirir. Kişinin süreyi kaçırmasında iradesi dışında, öngörülemez ve karşı konulamaz bir engelin varlığı aranır. Ceza Genel Kurulu'nun 15.12.1983 tarihli kararına metinde atıf yapılan CGK - Karar: 2015/514'te de vurgulandığı üzere, raporla belgelenen bir hastalık eski hale getirme nedeni olabilir. Ancak her rapor otomatik olarak kusursuzluk anlamına gelmez. Raporun, kişinin usuli işlemi yapmasını engelleyecek nitelikte ve kesinlikte olması gerekir. CGK, 'eski hale getirmeye esas olacak raporun şüpheli ifadeler taşımaması ve istirahatin gerekli olduğuna dair kesin kayıt içermesi gerektiğini' belirtmiştir. Dolayısıyla mahkeme, raporun içeriğini, hastalığın niteliğini ve kişinin işlemi yapmasına fiilen engel olup olmadığını değerlendirerek kusurun varlığını veya yokluğunu takdir edecektir.