Bir bilişim cihazında yapılan arama sırasında, soruşturma konusu suçla ilgisi olmayan ancak bizatihi suç teşkil eden (örneğin müstehcen görüntüler, terör planları) verilere rastlanması durumunda, CMK m. 134 ve CMK m. 123-127 hükümleri arasında nasıl bir çatışma ortaya çıkar? Yazar bu sorunun çözümü için hangi görüşü savunmaktadır?
Bu durumda bir normlar çatışması ortaya çıkar. Bir yandan, CMK m. 134, bilişim cihazlarına özgü bir düzenleme olup, cihazın iadesini ve yedekten tam bir kopya verilmesini emrederek şüphelinin haklarını korur. Diğer yandan, CMK m. 123 ve 127, ispat aracı olan veya müsadereye tabi eşyanın (ki konusu suç olan veri bu kapsama girebilir) muhafaza altına alınmasını (elkoyma) düzenler. Yazar, bu durumda mağdurun haklarının korunması ve tehlikenin önlenmesi amacıyla CMK m. 134'ün değil, genel hüküm olan CMK m. 123 ve 127'nin uygulanması gerektiğini savunmaktadır. Buna göre, konusu suç teşkil eden bu verilere 'fiilen elkonulmalı', yani cihazdan çıkarılmalı, cihaz bu verilerden arındırıldıktan sonra iade edilmeli ve hazırlanan yedek kopya da şüpheliye verilmemelidir. Bu durumdaki delil güvenliği ise, yedeklemenin ve mühürlemenin şüpheli/müdafi huzurunda yapılarak adli emanete alınmasıyla sağlanabilir.