CMK m. 40 kapsamında 'eski hale getirme' kurumundan yararlanabilmenin temel koşulu olan 'kusuru olmaksızın bir süreyi geçirme' hali nasıl yorumlanmalıdır? Kanunun kusursuzluk karinesi olarak kabul ettiği özel durum nedir?
CMK m. 40/1'e göre eski hale getirmeden yararlanmanın temel koşulu, kişinin kusuru olmaksızın bir kanuni süreyi geçirmiş olmasıdır. Maddenin gerekçesine göre 'kusursuzluk', mücbir sebepler (dıştan gelen, karşı konulamaz, öngörülemez güçler) veya beklenmeyen haller (kaza, ani ve ağır hastalık) gibi durumları kapsar. Süreyi kusursuz olarak geçirdiğini iddia edenin bunu ispatlaması gerekir. Kanun, bu genel kurala bir istisna getirerek kusursuzluk karinesi öngörmüştür. CMK m. 40/2'ye göre, 'Kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmemesi halinde de, kişi kusursuz sayılır.' Bu durumda, mahkemenin kanun yolu bildirimini hiç yapmaması veya eksik/yanlış yapması (örn. süreyi yanlış belirtmesi) halinde, süreyi kaçıran tarafın ayrıca kusursuzluğunu ispat etmesine gerek kalmaz; kanunen kusursuz kabul edilir (Yargıtay CGK - Karar: 2015/415).