Avukatlık Kanunu m. 58/1'e göre avukatın üzerinin aranamayacağı kuralı, avukatın adliyeye alınmamasına gerekçe olabilir mi? Bir hakkın kullanılmasının (adliyeye girme), başka bir hukuka aykırı işleme (arama) rıza gösterme şartına bağlanması hukuken mümkün müdür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #101067

Hayır, avukatın üzerinin aranamayacağı kuralı, onun adliyeye alınmamasına gerekçe olamaz. Hukuken, bir kişinin yasal bir hakkını (adliyeye girerek mesleğini icra etme hakkı) kullanabilmesi, hukuka aykırı bir işleme (kanuna aykırı aramaya) rıza göstermesi şartına bağlanamaz. Bu, temel hak ve özgürlüklerin kullanılmasına yönelik haksız bir sınırlama ve bir nevi cebir oluşturur. Güvenlik görevlilerinin veya idarenin görevi, kanunları uygulamaktır. Avukatlık Kanunu m. 58, avukatın adliyeye girişte aranmayacağını emretmektedir. Güvenlik görevlileri, bu kanun hükmünü yok sayarak, kendi koydukları veya bir talimatla kendilerine bildirilen hukuka aykırı bir 'aranma' koşulunu yerine getirmeyen avukatı adliyeye almazlarsa, bu eylemleri birden fazla hukuka aykırılık içerir: 1) **Görevi Kötüye Kullanma (TCK m. 257):** Kanunun gereğini yapmak yerine, hukuka aykırı bir eylemle kişinin mesleğini icra etmesini engelleyerek mağduriyetine neden olurlar. 2) **Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma (TCK m. 109):** Bir yere girmesi veya orada kalması hukuka aykırı olarak engellendiği için bu suçun unsurları tartışılabilir. 3) **İdari Sorumluluk:** Anayasa m. 125 uyarınca, bu haksız işlemden doğan zararlar için idareye karşı tam yargı davası açılabilir. Sonuç olarak, bir hakkın kullanımı, yasa dışı bir şarta bağlanamaz. Avukat, aranmayı reddettiği için adliyeye alınmıyorsa, bu engelleme eylemi başlı başına hukuka aykırıdır.