Terörizmin finansmanı suçunda (6415 sayılı Kanun m. 4), eylemin yoğunluğu ve sürekliliği, failin hukuki statüsünü nasıl değiştirebilir? Bir kişinin ara sıra ve küçük miktarlarda örgüte para göndermesi ile düzenli ve organize bir şekilde fon aktarması arasında cezai sorumluluk açısından nasıl bir fark vardır?
Eylemin yoğunluğu, çeşitliliği ve sürekliliği, failin hukuki statüsünü 'yardım eden' (terörizmin finansmanı suçunun faili) olmaktan çıkarıp, 'örgüt üyesi' (TCK m. 314/2) haline getirebilir. Bu ayrım, failin örgütle olan bağının niteliğine göre yapılır. 1) **Terörizmin Finansmanı (Yardım Eden):** Bir kişinin, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmadan, örgütsel bir görev üstlenmeden, ara sıra, tekil veya birkaç eylemle örgüte fon sağlaması bu suçu oluşturur. Eylem, örgüte dışarıdan bir destektir. Kast, fonun terör faaliyetlerinde kullanılacağını bilmekle sınırlıdır. 2) **Örgüt Üyeliği:** Eğer fon sağlama veya toplama eylemleri, Ceza Genel Kurulu kararında da belirtildiği gibi, 'belli bir yoğunluk, çeşitlilik ve süreklilik' arz ediyorsa ve failin örgütle organik bir bağ kurduğunu, örgütün hiyerarşik yapısı içinde bir irade birliğiyle hareket ettiğini gösteriyorsa, bu durum artık basit bir yardımdan çıkar ve TCK m. 314/2 kapsamında 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçunu oluşturur. Bu durumda fail, daha ağır cezayı öngören örgüt üyeliği suçundan cezalandırılır ve eylemleri bu suçun içinde erir. Yani, eylemin niteliği, faili 'yardım eden' konumundan, örgütün bir parçası olan 'üye' konumuna taşıyabilir.