Türk hukukunda 'vatana ihanet' suçunun kanuni bir tanımının olmaması, bu suçtan yargılanabilecek tek merci olan Yüce Divan'ın (Anayasa Mahkemesi) görevini nasıl etkiler? Yüce Divan, kanunda tanımlanmamış bir suça dayanarak mahkumiyet kararı verebilir mi?
Yüce Divan sıfatıyla yargılama yapan Anayasa Mahkemesi de dahil olmak üzere hiçbir mahkeme, kanunda açıkça tanımlanmamış bir suça dayanarak mahkumiyet kararı veremez. Bu, 'suçta ve cezada kanunilik' (nullum crimen, nulla poena sine lege) ilkesinin ve Anayasa'nın 38. maddesinin amir hükmüdür. 'Vatana ihanet' suçunun kanuni bir tanımının olmaması, Yüce Divan'ın bu suçtan dolayı bir yargılama yapmasını ve özellikle mahkumiyet kararı vermesini hukuken imkansız hale getirir. Yüce Divan, bir ceza mahkemesi gibi hareket eder ve ceza hukukunun temel ilkeleriyle bağlıdır. Mahkeme, önüne gelen bir 'vatana ihanet' suçlamasında, öncelikle uygulanacak bir kanun maddesi, yani suçun unsurlarını belirleyen bir norm arayacaktır. Böyle bir norm olmadığı için, Mahkeme'nin 'görevsizlik' veya suçun kanuni unsurları oluşmadığından 'beraat' kararı vermesi dışında bir seçenek yoktur. Bir suçun tanımını yapmak yasama organının görevidir, yargı organı yorum yoluyla suç yaratamaz. Bu durum, Anayasa'da bir suç isnadına yer verilip, bu suçun kanuni altyapısının oluşturulmamasının yarattığı ciddi bir anayasal ve hukuki boşluğu göstermektedir.