Bir bilirkişi raporunda, bilirkişiler arasında görüş ayrılığı olması durumunda, azınlıkta kalan bilirkişinin hukuki pozisyonu nedir? HMK m. 279/2, bu duruma ilişkin ne gibi bir olanak tanımaktadır?
Bilirkişi kurulu olarak hazırlanan bir raporda, bilirkişiler arasında görüş ayrılığı olması durumunda, çoğunluk görüşü raporun sonucunu oluşturur. Ancak, azınlıkta kalan bilirkişinin görüşü de değersiz değildir ve mahkemenin takdirinde önemli bir rol oynayabilir. HMK m. 279/2, bu duruma ilişkin azınlıkta kalan bilirkişiye önemli bir olanak tanımaktadır. Maddenin ikinci fıkrasına göre; raporda, '...bilirkişiler arasında görüş ayrılığı varsa, bunun sebebi...belirtilmelidir'. Buna ek olarak, aynı fıkranın son cümlesi, 'Azınlıkta kalan bilirkişi, oy ve görüşünü ayrı bir rapor hâlinde de mahkemeye sunabilir.' demektedir. Bu hüküm, azınlıkta kalan bilirkişiye iki seçenek sunar: 1) **Ortak Raporda Karşı Oy Belirtme:** Çoğunluk tarafından hazırlanan raporun altına, kendi farklı görüşünü, gerekçeleriyle birlikte 'karşı oy' veya 'muhalefet şerhi' olarak yazıp imzalayabilir. Raporda görüş ayrılığının sebebinin belirtilmesi zorunluluğu bunu gerektirir. 2) **Ayrı Rapor Sunma:** Kendi görüşünü daha detaylı ve bağımsız bir şekilde açıklamak isterse, tamamen ayrı bir rapor düzenleyerek bunu mahkemeye sunabilir. Her iki durumda da mahkeme, hem çoğunluk hem de azınlık görüşünü serbestçe takdir eder (HMK m. 198). Hatta mahkeme, azınlık görüşünü daha inandırıcı ve gerekçeli bularak hükmünü bu görüşe dayandırabilir.