TCK m. 106/1'in son cümlesinde düzenlenen ve takibi şikayete bağlı olan tehdit suçunun, uzlaştırma kapsamında olmayan bir başka suçla (örneğin, kamu görevlisine hakaret) birlikte işlenmesi durumunda uzlaştırma hükümleri uygulanır mı? Eğer diğer suçtan (hakaretten) beraat kararı verilirse, tehdit suçu yönünden uzlaştırma prosedürü işletilmeli midir? Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2024/5103 E. sayılı kararı bu konuda nasıl bir yol göstermektedir?
CMK m. 253/3'e göre, 'Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.' Bu kural, soruşturma ve kovuşturma ekonomisi ile bir suçun diğerini etkilemesi olasılığı nedeniyle getirilmiştir. Dolayısıyla, şikayete bağlı tehdit suçu, uzlaştırma kapsamında olmayan kamu görevlisine hakaret suçuyla birlikte işlendiğinde, başlangıçta her iki suç için de uzlaştırma prosedürü işletilmez. Ancak, Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2024/5103 E. sayılı kararında da işaret edildiği gibi, eğer sanık uzlaştırmaya engel olan suçtan (örneğin hakaret) beraat ederse, artık CMK m. 253/3'teki engel ortadan kalkmış olur. Çünkü ortada 'birlikte işlenmiş' ve uzlaştırmaya engel teşkil eden bir suç kalmamıştır. Bu durumda, geriye sadece uzlaştırma kapsamında olan tehdit suçu kalır. Mahkemenin yapması gereken, tehdit suçu hakkında bir hüküm kurmadan önce, dosyayı uzlaştırma bürosuna göndererek uzlaştırma prosedürünün işletilmesini sağlamaktır. Uzlaştırma sağlanırsa dava düşer, sağlanamazsa yargılamaya devam edilerek tehdit suçundan bir karar verilir. Uzlaştırma usulü işletilmeden mahkumiyet hükmü kurulması, usule aykırılık teşkil eder ve bozma nedenidir.