1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 58/1 son cümlesi, 'Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü hali dışında avukatın üzeri aranamaz.' hükmünü içermektedir. Bu hüküm, adliye girişlerinde X-ray cihazından geçirme ve çanta kontrolü gibi uygulamaları kapsar mı? Bir başsavcılık talimatı veya yönetmelik, bu kanun hükmüne aykırı bir 'önleme araması' uygulaması getirebilir mi? 'Normlar hiyerarşisi' ilkesi çerçevesinde açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #101045

Evet, bu hüküm adliye girişlerindeki X-ray cihazından geçirme ve çanta kontrolü gibi uygulamaları da kapsar. Arama, sadece elle yapılan fiziki bir müdahale değildir; bir kişinin üstünün veya eşyasının içeriğini tespit etmeye yönelik her türlü teknolojik ve görsel inceleme (X-ray, dedektör vb.) de arama kavramına dahildir. Avukatlık Kanunu m. 58'deki düzenleme, avukatın aranması konusunda genel arama usullerine (PVSK m. 9 gibi) göre 'özel kanun' (lex specialis) niteliğindedir ve öncelikli olarak uygulanır. Bu özel hüküm, avukatın üzerinin aranmasını çok istisnai bir koşula (ağır cezalık suçüstü hali) bağlamıştır. Bu istisna dışında avukatın üzeri aranamaz. Bir başsavcılık talimatı veya yönetmelik, kanun hükmüne aykırı bir uygulama getiremez. 'Normlar hiyerarşisi' ilkesine göre, anayasa en üstte, onun altında kanunlar, onun altında cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve en altta yönetmelik, genelge, talimat gibi düzenleyici işlemler yer alır. Alt norm, üst norma aykırı olamaz ve onu değiştiremez veya genişletemez (Anayasa m. 124). Temel hak ve hürriyet olan özel hayatın gizliliği (arama tedbiri de bu kapsamdadır) Anayasa m. 13'e göre ancak kanunla sınırlanabilir. Dolayısıyla, bir talimat veya yönetmelikle, kanunun açıkça yasakladığı bir arama yapılamaz. Böyle bir talimat, Anayasa m. 137 uyarınca 'kanunsuz emir' niteliğindedir ve uygulanması, uygulayan kamu görevlisi veya özel güvenlik görevlisi için TCK m. 120 (haksız arama) veya m. 257 (görevi kötüye kullanma) kapsamında sorumluluk doğurabilir.