6415 sayılı Kanun m. 4/3, 'ceza verilebilmesi için fonun bir suçun işlenmesinde kullanılmış olması şartı aranmaz.' demektedir. Bu hüküm, terörizmin finansmanı suçunu nasıl bir suç tipi haline getirmektedir? Bu düzenlemenin, TCK m. 38'de düzenlenen 'azmettirme' kurumu ile ilişkisini, özellikle 'belli bir fiille ilişkilendirilmeden dahi' fon sağlama hali üzerinden açıklayınız.
Bu hüküm, terörizmin finansmanı suçunu net bir şekilde bir 'soyut tehlike suçu' haline getirmektedir. Suçun tamamlanması için, sağlanan fonun bir terör eyleminde kullanılması gibi bir neticenin veya somut bir zararın doğması aranmaz. Fonun, teröristin veya terör örgütünün tasarrufuna girmesiyle suç tamamlanmış olur. Bu düzenleme, suçun azmettirme kurumundan ayrıldığı en önemli noktayı oluşturur. TCK m. 38'de düzenlenen azmettirme, bir kişiyi 'belirli bir suçu' işlemeye teşvik etmektir ve azmettirenin sorumlu tutulabilmesi için azmettirilen suçun en azından teşebbüs aşamasına gelmesi gerekir. Terörizmin finansmanı suçunda ise, kanun metninde de açıkça belirtildiği gibi, fonun 'belli bir fiille ilişkilendirilmeden dahi' sağlanması yeterlidir. Yani fail, 'şu bombalı eylemi yapman için sana para veriyorum' demek zorunda değildir. Sadece örgütün genel faaliyetlerinde (barınma, iaşe, lojistik vb.) kullanılacağını bilerek ve isteyerek fon sağlaması suçun oluşması için kafidir. Eğer fail, fonu 'belirli bir suçu' işlemek amacıyla verirse, o zaman hem terörizmin finansmanı suçunu işlemiş olur, hem de o belirli suça (örneğin kasten öldürme) azmettirmekten (TCK m. 38) ayrıca sorumlu tutulur. Bu durumda gerçek içtima kuralları uygulanır.