6415 sayılı Kanun'un 4. maddesinde düzenlenen 'terörizmin finansmanı suçu' ile TCK m. 314 yollamasıyla TCK m. 220/7'de düzenlenen 'silahlı örgüte yardım etme' suçu arasındaki ilişki nedir? Ceza Genel Kurulu'nun (CGK-K.2018/41) kararında belirtildiği gibi, bir teröriste veya terör örgütüne erzak, yaşam malzemesi veya para temin etmek, bu suçlardan hangisinin kapsamına girer? Bu ayrım nasıl yapılmalıdır?
Terörizmin finansmanı suçu (6415 sayılı Kanun m. 4), silahlı terör örgütüne yardım etme suçunun (TCK 314, 220/7) özel bir halidir. Yani, her terörizmin finansmanı eylemi aynı zamanda bir yardımdır, ancak her yardım eylemi terörizmin finansmanı suçunu oluşturmaz. Ayrım, yardımın 'fon' niteliği taşıyıp taşımadığına göre yapılır. 6415 sayılı Kanun'un 2. maddesinde 'fon', 'para veya değeri para ile temsil edilebilen taşınır veya taşınmaz, maddi veya gayri maddi her türlü mal, hak, alacak' olarak çok geniş tanımlanmıştır. CGK'nın 2018/41 sayılı kararında da vurgulandığı üzere; terör örgütüne veya mensuplarına bilerek ve isteyerek **erzak, yaşam malzemesi ve para temin etmek**, bu geniş 'fon' tanımı kapsamında kalır ve bu eylemler, 6415 sayılı Kanun'un 4. maddesindeki 'terörizmin finansmanı' suçunu oluşturur. Yargıtay'ın eski uygulamalarında bu tür yardımlar genel 'örgüte yardım' suçu kapsamında değerlendirilirken, 6415 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesiyle ve CGK'nın bu içtihadıyla birlikte, maddi değeri olan her türlü yardımın (erzak, giysi, para, barınma için kira ödeme vb.) özel norm olan terörizmin finansmanı suçunu oluşturacağı kabul edilmiştir. 'Örgüte yardım' suçu ise, fon niteliği taşımayan yardımlar için (örneğin, örgüt mensuplarını bir yerden bir yere taşımak, istihbarat sağlamak, propaganda yapmak gibi) uygulama alanı bulmaya devam edecektir.