DMK m. 152/III'e göre, bir takvim yılı içinde kullanılan hastalık izin süreleri toplamının 7 günü aşması halinde, aşan sürelere isabet eden zam ve tazminatlar %25 eksik ödenir. Ancak bu kuralın istisnaları nelerdir? 'Uzun süreli tedaviye ihtiyaç gösteren hastalık' kavramı nasıl yorumlanmalıdır?
DMK m. 152/III'te yer alan 7 günü aşan hastalık izinlerinde zam ve tazminatların %25 eksik ödenmesi kuralının üç temel istisnası bulunmaktadır: 1) **Sağlık Kurulu Raporu Üzerine Verilen Hastalık İzinleri:** Tek hekim raporu değil, birden fazla hekimin imzasını taşıyan resmi bir sağlık kurulu tarafından verilen raporlara dayanan hastalık izinlerinde kesinti yapılmaz. 2) **Uzun Süreli Tedavi Gerektiren Hastalıklar:** Kanunda örnek olarak sayılan 'kanser, verem ve akıl hastalıkları gibi' uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığa yakalananların kullandığı hastalık izinlerinde kesinti olmaz. 'Gibi' edatı, bu sayımın sınırlı olmadığını (tahdidi değil, tadadi), benzer nitelikteki diğer hastalıkları da kapsadığını gösterir. Bir hastalığın bu kapsama girip girmediği, hastalığın niteliği, tedavi sürecinin uzunluğu ve gerektirdiği istirahat süresine göre, genellikle sağlık kurulu raporlarıyla belirlenir. Yargı kararlarında, kronik ve sürekli tedavi gerektiren, kişinin çalışma gücünü uzun süreli etkileyen hastalıklar bu kapsamda değerlendirilmektedir. 3) **Resmi Yataklı Tedavi Kurumlarında Yatarak Tedavi:** Memurun bir hastanede yatarak tedavi gördüğü süreler için aldığı izinlerde, süreye bakılmaksızın herhangi bir kesinti yapılmaz. Bu istisnaların amacı, ciddi ve ağır sağlık sorunları yaşayan memurları mali olarak korumaktır.