DMK m. 152/A-c'de, 'büyük yatırım projelerinde fiilen çalışan' teknik personele ilave özel hizmet tazminatı ödenebileceği belirtilmiştir. Danıştay kararlarında, bir projenin 'büyük yatırım projesi' olarak nitelendirilmesi için hangi kriterler aranmaktadır? Bu nitelemeyi yapma yetkisi kime aittir ve bu yetki yargısal denetime tabi midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #101035

DMK m. 152/A-c, 'büyük yatırım projesi'nin tanımını yapmamış, bu konuda bir çerçeve çizmiştir. Danıştay kararlarına göre, bir projenin bu kapsamda sayılabilmesi için genel olarak şu kriterler aranmaktadır: 1) **Projenin Ölçeği ve Maliyeti:** Projenin ulusal veya bölgesel düzeyde önemli, yüksek maliyetli ve kapsamlı olması. 2) **Stratejik Önem:** Ülke ekonomisi, altyapısı veya kalkınması için stratejik bir değer taşıması. 3) **Teknik Karmaşıklık:** Projenin uygulanmasının ileri düzeyde mühendislik ve teknik bilgi gerektirmesi. 4) **Süreklilik ve Yoğunluk:** Geçici ve rutin işler yerine, belirli bir süre devam eden, yoğun ve özel bir çalışma gerektiren bir proje olması. Kanun metni, bu projelerin 'kurumlarınca belirleneceğini' ifade etmektedir. Bu, idareye (ilgili bakanlık veya kamu kurumu) bir takdir yetkisi tanındığı anlamına gelir. Ancak bu takdir yetkisi sınırsız değildir ve yargısal denetime tabidir. Bir personel, çalıştığı projenin 'büyük yatırım projesi' niteliğinde olduğunu iddia ederek bu tazminatın ödenmesi için başvurduğunda ve talebi reddedildiğinde, idare mahkemesinde dava açabilir. Mahkeme, idarenin kararını değerlendirirken, yukarıda sayılan objektif kriterlere göre projenin niteliğini inceler ve idarenin takdir yetkisini keyfi veya eşitliğe aykırı kullanıp kullanmadığını denetler. Yani, projenin nitelendirilmesi idarenin ilk yetkisinde olsa da, bu yetkinin hukuka uygunluğu yargı denetimine açıktır.