Sanığın duruşmada bizzat hazır bulunma talebinin mahkemece reddedilerek SEGBİS ile sorgusunun yapılması, hangi koşullarda Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil/dürüst yargılanma hakkının ihlaline yol açar? Anayasa Mahkemesi'nin Gökhan Gündüz başvurusunda bu konuda ortaya koyduğu temel kriter nedir?
Sanığın duruşmada bizzat hazır bulunma talebinin reddedilerek SEGBİS ile sorgusunun yapılması, özellikle bu ret kararının yeterli ve ilgili gerekçeye dayanmaması durumunda Anayasa m. 36'da güvence altına alınan adil/dürüst yargılanma hakkının (özellikle 'duruşmada hazır bulunma hakkı' ve 'silahların eşitliği' ilkelerinin) ihlaline yol açar. Anayasa Mahkemesi, Gökhan Gündüz başvurusunda bu konuda temel bir kriter ortaya koymuştur: Mahkeme, sanığın duruşmada hazır bulunma talebini reddederken, bu kararın gerekçelerini somut olayın koşullarına göre ve ikna edici bir şekilde açıklamalıdır. Genel ve soyut gerekçeler (örneğin, 'kamu güvenliği', 'yargılamanın hızlandırılması' gibi) yeterli değildir. Mahkeme, somut olayda sanığın duruşmaya getirilmesinin neden belirli bir güvenlik riski oluşturduğunu, bu riskin başka tedbirlerle neden aşılamadığını ve SEGBİS kullanımının neden zorunlu olduğunu detaylı bir şekilde gerekçelendirmelidir. AYM'ye göre, SEGBİS kullanımı meşru amaçlara (güvenlik, maliyet, hız) hizmet edebilir ancak bu, sanığın savunma hakkını orantısız bir şekilde kısıtlamamalıdır. Sanığın ısrarlı talebine rağmen, somut ve yeterli bir gerekçe gösterilmeden duruşmada hazır bulundurulmaması, savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelir ve adil yargılanma hakkını ihlal eder.