HMK m. 96/2, ilk derece yargılamasında eski hale getirme talebinin 'en geç nihai karar verilinceye kadar' yapılabileceğini, ancak kararın tarafın yokluğunda verilmesi halinde bu sürenin uzayabileceğini belirtmektedir. Bir davanın, tarafın mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi nedeniyle HMK m. 320/4 uyarınca 'açılmamış sayılmasına' karar verilmesi durumunda, bu nihai karardan sonra eski hale getirme talebinde bulunulabilir mi? Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2015/2714 E. sayılı kararı bu konuda neyi hükme bağlamıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #101025

Evet, bu durumda nihai karardan sonra eski hale getirme talebinde bulunulabilir. HMK m. 96/2'nin ikinci cümlesi bu duruma çözüm getirmektedir: 'Ancak, nihai karar bir tarafın yokluğunda verilmişse, tahkikat aşamasında kaçırılan süreler için kararın verilmesinden sonra da eski hâle getirme talebinde bulunulabilir.' Davanın takipsizlik nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verilmesi, tarafın yokluğunda verilen bir nihai karardır. Bu karara neden olan olay ise, tarafın duruşmaya katılmayarak 'tahkikat aşamasında' bir işlemi (duruşmaya katılma) kaçırmasıdır. Eğer taraf, duruşmaya katılmamasının HMK m. 95 kapsamında 'elde olmayan bir sebebe' (örneğin ani hastalık) dayandığını iddia ediyorsa, bu nihai karardan sonra, engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde (HMK m. 96/1) eski hale getirme talebinde bulunabilir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2015/2714 E. sayılı kararında da mahkemenin, davanın açılmamış sayılmasına karar verdikten sonra sunulan eski hale getirme talebini 'nihai karar verildiği' gerekçesiyle reddetmesi, HMK m. 96/2'ye aykırı bulunarak bozulmuştur. Karar, tam da bu istisnai durumu vurgulamakta ve mahkemenin, sunulan mazereti (sağlık raporu) esastan inceleyerek eski hale getirme talebi hakkında bir karar vermesi gerektiğini belirtmektedir.