TCK m. 79/1'in son cümlesi, 'Suç, teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi, tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.' demektedir. Bu düzenleme, ceza hukukundaki 'teşebbüs' (TCK m. 35) kurumuna getirilmiş bir istisna mıdır? Göçmenleri taşıyan bir tekne, Türk karasularından çıkmadan Sahil Güvenlik tarafından yakalandığında, faillerin cezai sorumluluğu nasıl belirlenir? Bu düzenlemenin amacı ne olabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #101014

Evet, TCK m. 79/1'deki bu düzenleme, ceza hukukunun genel teşebbüs kurallarına (TCK m. 35) getirilmiş özel bir hükümdür ve bir istisna teşkil eder. Normalde teşebbüs halinde kalan bir suçta faile, tamamlanmış suça göre indirimli bir ceza verilir. Ancak göçmen kaçakçılığı suçunda kanun koyucu, suçu bir 'tehlike suçu' olarak görmüş ve eylemin icrasına başlanmasını, suçun tamamlanmasıyla eşdeğer bir haksızlık olarak değerlendirmiştir. Bu bir 'suça teşebbüsü cezalandıran değil, tamamlanmış sayan' özel bir düzenlemedir. Göçmenleri taşıyan teknenin Türk karasularından çıkmadan yakalanması durumunda, 'yurt dışına çıkarma' eylemi netice olarak tamamlanamamış, yani teşebbüs aşamasında kalmıştır. Ancak TCK m. 79/1'in son cümlesi gereğince, bu durumdaki failler, sanki göçmenleri yurt dışına başarıyla çıkarmış gibi, suç tamamlanmışçasına cezalandırılırlar. Yani haklarında teşebbüs indirimi (TCK m. 35) uygulanmaz. Bu düzenlemenin amacı, göçmen kaçakçılığı fiillerinin yarattığı büyük tehlikeyi ve bu suçla mücadelenin etkinliğini artırmaktır. Kanun koyucu, faillerin sırf yakalanma gibi iradeleri dışındaki bir nedenle eylemlerini tamamlayamamasının lehlerine bir sonuç doğurmasını engellemek istemiştir.