Göçmen kaçakçılığı suçunun (TCK m. 79) manevi unsuru 'maddi menfaat elde etmek maksadıyla' hareket etmektir. Suçun oluşması için bu maddi menfaatin fiilen elde edilmiş olması şart mıdır? Kaçak yollarla ülkeye girmiş ve zor durumda olan bir yabancıya, sadece insani mülahazalarla ve hiçbir karşılık beklemeden evinde barınma imkanı sağlayan bir kişinin eylemi bu suçu oluşturur mu?
Hayır, göçmen kaçakçılığı suçunun oluşması için maddi menfaatin fiilen elde edilmiş olması şart değildir. TCK m. 79'daki 'maddi menfaat elde etmek maksadıyla' ifadesi, bu suçun özel kastla işlenebilen bir suç olduğunu göstermektedir. Failin bu amaçla hareket etmesi, yani bu saikle fiili işlemesi suçun manevi unsurunun oluşması için yeterlidir. Menfaatin sonradan elde edilip edilememesi suçun tamamlanmasını etkilemez. Sorudaki ikinci senaryoda, kaçak bir yabancıya insani mülahazalarla ve hiçbir maddi karşılık (doğrudan veya dolaylı) beklemeden barınma imkanı sağlayan kişinin eylemi, göçmen kaçakçılığı suçunu oluşturmaz. Çünkü burada suçun manevi unsuru olan 'maddi menfaat elde etme maksadı' bulunmamaktadır. Kanun koyucu, yasa dışı göçle mücadele ederken, insani yardım ve dayanışma güdüsüyle yapılan eylemleri suç kapsamı dışında tutmayı amaçlamıştır. Failin eyleminin suç teşkil etmesi için, yabancının yasa dışı durumundan faydalanarak bir kazanç elde etme iradesiyle hareket etmesi zorunludur.