4678 sayılı Kanun kapsamında sözleşmesi 'kendi kusuru olmaksızın' yenilenmeyen bir astsubaya tazminat ödenmesi zorunlu mudur? 'Kusur' kavramı bu bağlamda nasıl yorumlanmalıdır? İdarenin, 'güvenlik soruşturması olumsuz' gerekçesiyle sözleşmeyi yenilememesi, personelin 'kusurlu' olduğu anlamına gelir mi ve tazminat hakkını ortadan kaldırır mı?
Evet, 4678 sayılı Kanun'un 18. ve ilgili Yönetmeliğin 19. maddesi uyarınca, kendi kusurları olmaksızın hizmet süreleri uzatılmayan (yenilenmeyen) veya sözleşme süresini bitirip ayrılan sözleşmeli subay ve astsubaylara tazminat ödenmesi yasal bir zorunluluktur. 'Kusur' kavramı bu bağlamda, personelin hizmet yükümlülüklerine, disiplin kurallarına veya mesleki yeterliliklerine ilişkin olarak kendisine atfedilebilecek olumsuz durumları ifade eder. Kanunun 13. maddesinde sayılan sözleşmenin feshi nedenleri (disiplinsizlik, yetersizlik, belirli suçlardan mahkumiyet vb.) personelin kusurlu olduğu hallere örnektir. İdarenin 'güvenlik soruşturması olumsuz' gerekçesiyle sözleşmeyi yenilememesi, otomatik olarak personelin 'kusurlu' olduğu anlamına gelmez. Güvenlik soruşturmasındaki bir bulgu, personelin görevini yaparken bir kusur işlediğini göstermeyebilir. Özellikle, personelin kendisinden kaynaklanmayan, aile bireyleri veya sosyal çevresiyle ilgili istihbari bilgilere dayanılarak yapılan olumsuz bir değerlendirme, personelin şahsına atfedilecek bir kusur olarak kabul edilemez. Bu durumda, sözleşme yenilememe işlemi hukuka uygun bulunsa bile, ortada personele atfedilecek bir 'kusur' olmadığından tazminat hakkı devam eder. Eğer sözleşme yenilememe işlemi idare mahkemesince hukuka aykırı bulunup iptal edilirse, personel zaten görevine döneceğinden tazminat değil, mahrum kaldığı mali haklarını talep edecektir. Ancak işlem hukuka uygun bulunsa dahi, kusur olmaması halinde tazminat ödenmelidir.