'Anayasal suç' kavramı siyasi söylemde sıkça kullanılsa da, ceza hukuku dogmatiği açısından bir karşılığı var mıdır? Anayasa'nın herhangi bir hükmüne aykırı bir eylemin 'anayasal suç' olarak nitelendirilip cezalandırılması mümkün müdür? TCK m. 309'da düzenlenen 'Anayasayı İhlal' suçu bu kavramı karşılar mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #101006

Hayır, 'anayasal suç' kavramının ceza hukuku dogmatiğinde bir karşılığı yoktur. Anayasa, bir ceza kanunu değil, devletin temel yapısını, organlarının işleyişini ve temel hak ve hürriyetleri düzenleyen bir üst normdur. Anayasa kurallarına aykırılık, bir eylemi kendiliğinden suç haline getirmez. 'Suçta ve cezada kanunilik' ilkesi gereğince, bir eylemin suç teşkil etmesi için ceza kanununda açıkça tanımlanması gerekir. 'Anayasal suç' gibi geniş, muğlak ve soyut bir suç tipi yaratmak, belirlilik ilkesine aykırı olacağı gibi, özellikle ifade özgürlüğü ve örgütlenme hakkı gibi temel hakları orantısız bir şekilde kısıtlama riski taşır. TCK m. 309'da düzenlenen 'Anayasayı İhlal' suçu, 'anayasal suç' kavramıyla aynı anlama gelmez. TCK m. 309, belirli bir eylemi, yani 'cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs' etmeyi suç olarak tanımlamıştır. Bu suçun oluşması için sadece Anayasa'ya aykırı bir düşünce veya hareket yeterli olmayıp, 'cebir ve şiddet' kullanma ve maddede sayılan özel amaçlarla hareket etme gibi unsurların bir arada bulunması zorunludur. Dolayısıyla, siyasi bir söylem olan 'anayasal suç'un ceza hukuku sisteminde bir geçerliliği bulunmamaktadır.