Eski hale getirme talebiyle birlikte sunulan sağlık raporunun, talebin kabulü için hangi nitelikleri taşıması gerekmektedir? Ceza Genel Kurulu'nun 15.12.1983 tarihli kararında belirtilen kriterler nelerdir ve bu kriterler günümüz uygulamasında nasıl yorumlanmalıdır?
Eski hale getirme talebinin kabulü için sunulan sağlık raporu, sürenin kaçırılmasının kişinin 'kusuru olmaksızın' gerçekleştiğini ispatlamalıdır. Bu bağlamda, raporun sadece bir hastalığın varlığını belirtmesi yeterli değildir; aynı zamanda bu hastalığın, kişiyi süresi içinde ilgili usuli işlemi yapmaktan alıkoyacak nitelikte ve ağırlıkta olduğunu da göstermesi gerekir. Ceza Genel Kurulu'nun 15.12.1983 gün ve 384-443 sayılı (ve sonraki benzer kararlarında, örn: CGK-Karar: 2015/514) vurguladığı kriterler şunlardır: 1) **Rapor şüpheli ifadeler taşımamalıdır:** Raporun içeriği net ve açık olmalı, teşhis ve bulgular tereddüde yer bırakmamalıdır. 2) **İstirahatin gerekli olduğuna dair kesin kayıt içermelidir:** Rapor, sadece teşhisi koymakla kalmamalı, bu hastalık nedeniyle kişinin istirahat etmesinin tıbben zorunlu olduğunu belirtmelidir. Günümüz uygulamasında bu kriterler, raporun sürenin kaçırıldığı dönemi kapsamasının yanı sıra, raporda belirtilen rahatsızlığın niteliği ile kişinin yapması gereken hukuki işlem (dilekçe yazma, adliyeye gitme vb.) arasındaki illiyet bağının mahkeme tarafından değerlendirilmesi şeklinde yorumlanmaktadır. Örneğin, ayakta tedavi edilebilecek hafif bir rahatsızlık için alınan rapor, temyiz dilekçesi vermeye engel bir durum olarak kabul edilmeyebilirken, kişiyi yatağa bağlayan veya zihinsel fonksiyonlarını etkileyen ağır bir hastalık için verilen rapor, geçerli bir mazeret olarak kabul edilecektir. Önemli olan, mazeretin objektif olarak usuli işlemi yapmaya engel teşkil etmesidir.