TCK m. 209/2 fıkrası, TCK m. 212'de düzenlenen 'sahte belgenin başka bir suçun işlenmesinde kullanılması' halindeki özel içtima kuralı ile birlikte nasıl değerlendirilmelidir? Fail, hukuka aykırı ele geçirdiği imzalı boş kağıdı doldurarak sahte bir bono oluşturduktan sonra bu bonoyu kullanarak nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158) suçu işlerse, ceza sorumluluğu nasıl belirlenir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100992

TCK m. 209/2, hukuka aykırı olarak ele geçirilen imzalı ve boş bir kağıdın doldurulması halinde failin belgede sahtecilik hükümlerine göre cezalandırılacağını belirtir. Bu durumda fail, eylemiyle TCK m. 207 (özel belgede sahtecilik) kapsamında bir suç işlemiş olur. Fail, bu sahte bonoyu kullanarak bir başkasını aldatıp yarar sağlarsa, ayrıca nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158) suçu da oluşur. Bu durumda suçların içtimaı gündeme gelir. TCK m. 212'de belgede sahtecilik suçları için özel bir içtima kuralı düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, 'Sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur.' Bu kural, fikri içtima (TCK m. 44) kuralına bir istisna getirir ve gerçek içtima uygulanmasını emreder. Dolayısıyla, senaryodaki fail, hem TCK m. 209/2 yollamasıyla TCK m. 207 uyarınca özel belgede sahtecilik suçundan, hem de TCK m. 158 uyarınca nitelikli dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı cezalandırılacaktır. Bu durum, Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2021/19978 E. sayılı kararında da ima edildiği üzere, suç vasfının bölünerek hem açığa imzanın kötüye kullanılması hem de dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı hüküm kurulmasının gerekliliğini ortaya koyar.