AYM'nin Erdal Sonduk kararında, mahkumiyet kararını veren heyette, tanıkları dinleyen heyetten en az bir üyenin bulunması, 'doğrudan doğruyalık' ilkesinin sağlandığı anlamına gelir mi?
Karşı oy görüşü bu durumu yeterli görse de, AYM Genel Kurulu'nun çoğunluk görüşüne göre bu yeterli değildir. Kararı veren heyetin 'çoğunluğunun' delillerle doğrudan temas etmemiş olması ve belirleyici nitelikteki tanıkların güvenilirliğinin ciddi şekilde tartışmalı olması halinde, tek bir üyenin varlığı bu ilkenin ihlal edildiği gerçeğini ortadan kaldırmaz.