Bir ceza davasında, sanığın eyleminin hem TCK m.179 (Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma) suçunu hem de 2918 sayılı KTK m.48'deki (Alkollü Araç Kullanma) idari yaptırımı gerektirdiği bir durumda, 'non bis in idem' (aynı fiilden dolayı iki kez yargılanmama) ilkesi ihlal edilmiş olur mu? Ceza hukuku yaptırımı ile idari yaptırım arasındaki farkı bu bağlamda açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100454

Hayır, 'non bis in idem' ilkesi ihlal edilmiş olmaz. Bu ilke, bir kişinin aynı 'suç' fiilinden dolayı birden fazla kez 'yargılanmasını' ve 'cezalandırılmasını' yasaklar. İlkenin ihlalinden söz edebilmek için, her iki yaptırımın da 'cezai' nitelikte olması gerekir. Oysa TCK m.179'daki yaptırım (hapis cezası), ceza hukukuna özgü, suç karşılığı uygulanan bir 'cezadır'. 2918 sayılı KTK m.48'deki yaptırım (idari para cezası ve ehliyetin geri alınması) ise, kamu düzenini korumak amacıyla idarenin uyguladığı bir 'idari yaptırım'dır. Anayasa Mahkemesi ve AİHM, bir yaptırımın niteliğini belirlerken, onun ismine değil, amacına ve ağırlığına bakar. Trafik kabahatlerine ilişkin yaptırımlar, genellikle caydırıcı ve önleyici nitelikte oldukları için 'idari' kabul edilirler. Ceza ve idari yaptırım, farklı hukuki rejimlere tabidir ve farklı amaçlara hizmet eder. Biri suç teşkil eden haksızlığı cezalandırmayı, diğeri ise idari düzeni sağlamayı hedefler. Bu nedenle, aynı fiilin hem bir suçu hem de bir kabahati (idari haksızlığı) oluşturması ve bu nedenle hem adli bir ceza hem de bir idari yaptırımla karşılanması, 'non bis in idem' ilkesinin ihlali olarak kabul edilmemektedir. Bu duruma 'yaptırımların toplanması' veya 'fikri içtimaın özel bir hali' denilebilir.