Soruşturma aşamasında yapılan bir teşhisin PVSK Ek-6'ya uygun olarak 'görüntü kaydına' alınması, ancak bu kaydın daha sonra kaybolması veya dosyaya sunulmaması durumunda, sadece teşhis tutanağının delil değeri ne olur? 'Delillerin doğrudan doğruyalığı' ve 'çelişmeli yargılama' ilkeleri bu durumu nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100449

Görüntü kaydının dosyaya sunulmaması, sadece yazılı tutanağa dayanan teşhisin delil değerini ciddi şekilde zayıflatır ve hukuka uygunluğunu tartışmalı hale getirir. PVSK Ek-6, görüntü kaydını zorunlu bir usul kuralı olarak öngörmüştür. Bu kaydın amacı, teşhis işleminin şeffaflığını sağlamak ve sonradan yapılacak yargısal denetime olanak tanımaktır. Görüntü kaydının olmamasının sonuçları şunlardır: 1) Delillerin Doğrudan Doğruyalığı İlkesinin Zedelenmesi: Görüntü kaydı, mahkemenin ve tarafların, teşhis anındaki atmosferi, tanığın/mağdurun tavrını, kararlılığını veya tereddüdünü, olası bir yönlendirmenin varlığını bizzat gözlemlemesini sağlar. Bu kayıt olmadan, mahkeme sadece tutanaktaki kuru ve subjektif ifadelere dayanmak zorunda kalır. Bu, delille doğrudan temas imkanını ortadan kaldırır. 2) Çelişmeli Yargılama İlkesinin İhlali: Savunma tarafı, görüntü kaydını izleyerek teşhisin usule uygun yapılıp yapılmadığını, tanığın yönlendirilip yönlendirilmediğini, tutanağın gerçeği yansıtıp yansıtmadığını denetleme ve bu konudaki itirazlarını somut bir delile dayandırma hakkına sahiptir. Kaydın olmaması, savunmanın bu 'delili çürütme' ve 'tartışma' hakkını elinden alır. Sonuç olarak, sadece teşhis tutanağı, özellikle de savunma tarafından içeriğine itiraz ediliyorsa, tek başına mahkumiyet için yeterli bir delil olarak kabul edilemez. Mahkemenin, bu eksiklik nedeniyle teşhisin ispat gücünü çok düşük olarak değerlendirmesi ve başka somut deliller araması, aksi halde beraat kararı vermesi gerekir.