Bir binanın depremde yıkılması sonucu meydana gelen ölüm ve yaralanmalarda, haksız fiil sorumluluğu (TBK m.49) ile yapı malikinin kusursuz sorumluluğunun (TBK m.69) bir arada ('müteselsilen') meydana gelmesi ne anlama gelir? Zarar gören üçüncü bir kişi, tazminat talebini kime veya kimlere yöneltebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100442

'Müteselsilen meydana gelmesi', hem haksız fiil sorumlusu olan müteahhit/mühendis gibi kişilerin hem de kusursuz sorumlu olan yapı malikinin, zararın tamamından zincirleme olarak sorumlu olmaları anlamına gelir. Yani, her biri zararın tamamını ödemekle yükümlüdür. Bu durum, zarar gören üçüncü kişiyi (örneğin yoldan geçen veya komşu binada oturan) korumayı amaçlar. Zarar gören kişi, tazminat talebini şu şekillerde yöneltebilir: 1) Sadece bir sorumluya karşı (örneğin sadece yapı malikine veya sadece müteahhide) davanın tamamı için başvurabilir. 2) Tüm sorumlulara (müteahhit, yapı denetim firması, yapı maliki) karşı birlikte dava açarak, zararın tamamının hepsinden müteselsilen tahsilini talep edebilir. Uygulamada en sık tercih edilen ve en güvenli yol budur. 3) Sorumlulara karşı ayrı ayrı dava açabilir. Zararın tamamını bir sorumluya ödettiren zarar gören, artık diğerlerinden talepte bulunamaz. Zararın tamamını ödeyen sorumlu (örneğin yapı maliki), daha sonra diğer sorumlulara (müteahhit gibi) kendi aralarındaki kusur oranlarına göre 'rücu davası' açarak, payından fazla ödediği kısmı onlardan geri isteyebilir. Bu sistem, zarar görenin alacağını tahsil etmesini kolaylaştırmayı, sorumlular arasındaki kusur paylaşımını ise kendi iç ilişkilerine bırakmayı hedefler.