İnternet ortamında işlenen ve 5651 sayılı Kanun kapsamında erişimin engellenmesine konu olan bir 'kişilik hakkı ihlali' eylemi, aynı zamanda Türk Borçlar Kanunu kapsamında bir 'haksız fiil' teşkil eder. Mağdurun, erişimin engellenmesi talebi dışında, hangi hukuki yollara başvurarak ne tür taleplerde bulunabileceğini, maddi ve manevi tazminat kavramları çerçevesinde açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100435

Erişimin engellenmesi, haksız fiilin devamını önlemeye yönelik bir 'tedbir'dir, ancak zararı tazmin etmez. Kişilik hakkı (şeref, onur, özel yaşamın gizliliği vb.) internet ortamında ihlal edilen mağdur, 5651 sayılı Kanun'daki yollar dışında, Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu'na dayanarak çeşitli davalar açabilir: 1) Saldırıya Son Verilmesi Davası (TMK m.25): Devam eden ihlalin durdurulmasını talep edebilir. Erişimin engellenmesi bu davanın bir parçası olabilir. 2) Saldırının Önlenmesi Davası (TMK m.25): Henüz gerçekleşmemiş ancak gerçekleşmesi kuvvetle muhtemel bir saldırı tehlikesine karşı açılır. 3) Hukuka Aykırılığın Tespiti Davası (TMK m.25): Yapılan eylemin hukuka aykırı olduğunun mahkemece tespit edilmesini isteyebilir. 4) Maddi Tazminat Davası (TBK m.49, 54): Eğer kişilik hakkı ihlali, mağdurun malvarlığında somut, ölçülebilir bir zarara (örneğin ticari itibarının zedelenmesiyle iş kaybı yaşaması) yol açmışsa, bu zararın giderilmesini talep edebilir. 5) Manevi Tazminat Davası (TBK m.58): En sık başvurulan yoldur. Kişilik hakkı ihlali nedeniyle duyulan acı, elem, keder ve ıstırabın telafisi için, hakimin takdir edeceği bir miktar paranın ödenmesini talep edebilir. 6) Kararın Yayımlanması Talebi (TMK m.25): Mağdur, mahkumiyet kararının veya düzeltmenin aynı yayın organında veya başka bir yerde yayımlanmasını isteyerek zedelenen itibarını onarmayı amaçlayabilir. Bu davalar, Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılır.