Kolluğun, CMK m.119'a uygun bir arama kararı veya emri olmaksızın yaptığı hukuka aykırı bir arama sırasında, şüphelinin panikle suç eşyasını (örneğin uyuşturucu maddeyi) kolluk görevlisine 'teslim etmesi' veya yere atması durumunda, bu delilin hukuki geçerliliği ne olur? 'Hukuka aykırı delilin uzantısı olan delillerin' (fruit of the poisonous tree) akıbetini bu bağlamda tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100434

Bu durum, hukuka aykırı delil tartışmalarının en incelikli noktalarından biridir. Çözüm, şüphelinin eyleminin, hukuka aykırı arama fiilinin bir sonucu olup olmadığına bağlıdır. 1) Eğer Kolluk Hukuka Aykırı Aramaya Başlamışsa: Kolluk, şüphelinin üzerini veya aracını hukuka aykırı bir şekilde aramaya başlamış ve şüpheli bu hukuka aykırı eylem devam ederken, yakalanacağını anlayarak panikle cebindeki uyuşturucuyu çıkarıp teslim etmiş veya atmışsa, bu delil de hukuka aykırı kabul edilir. Çünkü şüphelinin bu 'ikrar' veya 'teslim' eylemi, hukuka aykırı aramanın doğrudan bir sonucudur. Bu, Amerikan hukukundaki 'zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir' (fruit of the poisonous tree) doktrininin bir yansımasıdır. Hukuka aykırı olan ana delil (arama), kendisinden türeyen diğer delilleri de (teslim edilen madde) 'zehirler' ve hukuka aykırı hale getirir. 2) Eğer Kolluk Henüz Aramaya Başlamamışsa: Kolluk sadece şüpheliyi durdurmuş, kimlik sormuş ancak henüz hukuka aykırı bir arama eylemine başlamamışken, şüpheli sırf polisleri görmenin paniğiyle cebindeki maddeyi çıkarıp atmış veya teslim etmişse, durum farklıdır. Metinde de belirtildiği gibi, bu durumda ortada bir 'arama' işlemi yoktur. Kolluk, şüphelinin kendiliğinden ortaya çıkardığı veya terk ettiği bir delili elde etmiştir. Bu delil, hukuka aykırı bir aramanın sonucu olmadığı için geçerlidir ve hükme esas alınabilir. Ancak bu senaryoda da, metinde atıf yapılan TCK m.192/1 (etkin pişmanlık) hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmalıdır.