Elbirliği mülkiyetine tabi bir miras ortaklığında, mirasçılardan birinin mirası reddetmesinin (TMK m.605), terekeye dahil mallar üzerindeki elbirliği mülkiyetine ve kalan mirasçıların paylarına etkisi ne olur? Metindeki Yargıtay 14. Hukuk Dairesi kararı (K.2018/1841) bu durumu nasıl çözmüştür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100431

Bir mirasçının mirası reddetmesi, o mirasçının mirasçılık sıfatını en başından (murisin ölüm anından) itibaren kaybetmesi sonucunu doğurur. Bu durumun elbirliği mülkiyetine ve paylara etkisi şöyledir: Reddeden mirasçının payı, sanki o mirasçı muristen önce ölmüş gibi, kendi altsoyuna (çocuklarına ve torunlarına) geçer (TMK m.611). Eğer reddedenin altsoyu yoksa, bu durumda onun payı diğer mirasçılar arasında payları oranında paylaştırılır. Dolayısıyla, mirası reddeden kişi elbirliği ortaklığından çıkar ve onun yerine (varsa) altsoyu ortak olarak girer. Metindeki Yargıtay 14. Hukuk Dairesi kararı, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi davasında bu durumu ele almıştır. Mahkeme, mirası reddeden davalının durumunu dikkate almadan karar vermiştir. Yargıtay ise, 'davalılardan ...'ın mirası reddetmesi nedeniyle miras payının alt soyuna kalacağı gözetilerek pay ve paydaşlar belirlenmek suretiyle' karar verilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur. Bu, mahkemenin öncelikle mirasçılık belgesini güncelleyerek, mirası reddedenin payının kime geçtiğini tespit etmesi ve elbirliği mülkiyetini bu yeni pay durumuna göre paylı mülkiyete çevirmesi gerektiği anlamına gelir. Reddedenin payı hesaba katılmadan veya kime geçtiği belirlenmeden verilecek bir karar hukuka aykırı olur.