Bir mirasçı, murisinin sağlığında bir başka mirasçıya yaptığı taşınmaz devrinin muvazaalı olduğu iddiasıyla tapu iptali davası açmıştır. Davalı mirasçı ise, devrin murisin kendisine olan eski bir borcuna karşılık 'ifa yerine edim' (ifa amacıyla devir değil) olarak yapıldığını savunmaktadır. Mahkeme bu savunmayı nasıl araştırmalı ve bu iddianın ispatı davanın sonucunu nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100429

Bu, muris muvazaası davalarında karşılaşılabilecek güçlü bir savunmadır ve işlemin 'ivazlı' (karşılıklı) olduğunu, dolayısıyla bağış amacının bulunmadığını ispata yöneliktir. Mahkeme, bu savunmayı titizlikle araştırmalıdır: 1) Borcun Varlığının İspatı: Davalı, öncelikle murisin kendisine gerçekten bir borcu olduğunu ispatlamalıdır. Bu borcun kaynağı (borç senedi, banka havalesi, tanık beyanları vb.) hukuka uygun delillerle ortaya konulmalıdır. 2) İfa Niyetinin Araştırılması: Murisin, devri yaparken gerçekten bu borcu kapatma (ifa) niyetiyle mi hareket ettiği araştırılmalıdır. Murisin mali durumu, borcun vadesi, taraflar arasındaki ilişkiler bu niyetin tespitinde önemlidir. 3) Değer Karşılaştırması: Devredilen taşınmazın devir tarihindeki gerçek değeri ile iddia edilen borç miktarı karşılaştırılmalıdır. Eğer borç miktarı ile taşınmazın değeri arasında makul bir denge varsa, bu durum ifa savunmasını güçlendirir. Eğer davalı, murisin kendisine gerçek bir borcu olduğunu ve taşınmaz devrinin bu borca karşılık olarak, yani ivazlı bir şekilde yapıldığını ispatlarsa, murisin asıl amacının mal kaçırmak olmadığı sonucuna varılır. Bu durumda, muvazaanın temel unsuru olan 'bağışlama (karşılıksız kazandırma) amacı' ortadan kalkacağı için mahkeme davayı reddetmelidir.