DSİ (Devlet Su İşleri) tarafından işletilen bir sulama kanalının bakımsızlığı nedeniyle su sızdırarak bir çiftçinin tarlasına zarar vermesi durumunda, çiftçinin açacağı tazminat davasında görevli yargı yolu neresidir? Metindeki Yargıtay 4. Hukuk Dairesi kararının (K:2014/6959) 'hizmet kusuru' ve 'idari eylem' kavramlarına dayanan gerekçesini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100427

Bu davada görevli yargı yolu 'idari yargı'dır (İdare Mahkemesi). Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin kararının gerekçesi şudur: DSİ, kamusal kurallar çerçevesinde faaliyet gösteren bir kamu tüzel kişisidir. Sulama kanallarının yapımı, bakımı ve işletilmesi bir 'kamu hizmeti'dir. Bu hizmetin gereği gibi yerine getirilmemesi, yani kanalın bakımsız bırakılarak su sızdırmasına neden olunması, idarenin 'hizmet kusuru'nu oluşturur. Zarar, idarenin bir özel hukuk sözleşmesine veya haksız fiiline değil, bir 'idari eylemine' (daha doğrusu eylemsizliğine, ihmaline) dayanmaktadır. 2577 sayılı İYUK m.2'ye göre, idari eylem ve işlemlerden doğan tam yargı davaları idari yargının görev alanına girer. Davacı çiftçi, idarenin hizmeti kötü işletmesi nedeniyle uğradığı zararın tazminini talep etmektedir. Bu, tipik bir 'tam yargı davası'dır ve idare mahkemesinde, DSİ Genel Müdürlüğü'ne karşı açılması gerekir. Yargıtay, bu gerekçelerle davanın adli yargıda görülemeyeceğine ve yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.