Bir trafik kazası sonucu yaralanan kişinin tedavisini yapan kamu hastanesindeki doktorun, gerekli tıbbi müdahaleyi yapmayarak hastanın sakat kalmasına katkıda bulunduğu iddiasıyla açılan bir tazminat davasında görevli yargı yolu neresidir? Metindeki Yargıtay 4. Hukuk Dairesi kararının (K:2016/11849) gerekçesini, 2577 sayılı İYUK m.2 ile ilişkilendirerek açıklayınız.
Bu davada görevli yargı yolu 'adli yargı'dır (Asliye Hukuk Mahkemesi). Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin kararının temel gerekçesi, davanın doğrudan 'gerçek kişi olan doktorun eylemi' nedeniyle ve 'doktora karşı' açılmış olmasıdır. 2577 sayılı İYUK m.2, idari dava türlerini sayarken, bu davaların ancak 'idari makam ve mercilere', yani kamu tüzel kişilerine (Bakanlık, Belediye, Hastane İdaresi vb.) karşı açılabileceğini düzenler. Gerçek kişilere veya özel hukuk tüzel kişilerine karşı idari yargıda dava açılamaz. Olayda davacı, zararın sebebi olarak Sağlık Bakanlığı'nın veya hastane idaresinin bir 'hizmet kusuru'nu değil, doğrudan doğruya 'doktorun kişisel eylemsizliğini ve kusurunu' ileri sürmektedir. Davalı olarak da idareyi değil, doktorun kendisini göstermiştir. Bu durumda, uyuşmazlık bir idari işlem veya eylemden değil, bir gerçek kişinin haksız fiilinden (mesleki kusurundan) kaynaklanmaktadır. Bu tür uyuşmazlıkların çözüm yeri ise genel mahkemeler olan adli yargıdır. Eğer davacı, hastane idaresinin organizasyon bozukluğu veya personel yetersizliği gibi bir hizmet kusuruna dayanarak davayı idareye karşı açsaydı, o zaman görevli mahkeme idare mahkemesi olacaktı.