Metindeki Ankara 6. İdare Mahkemesi kararında, komisyon üyelerince yapılan değerlendirme sonuçlarının 'ayrı ayrı tutanağa bağlanması gerekirken tek bir tutanağa bağlandığı' ve 'hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmemesinin' işlemi hukuka aykırı kıldığı belirtilmektedir. Bu usul eksikliğinin, sınavın 'hukuken denetlenebilir' olmasıyla ilişkisini açıklayınız.
Bu usul eksikliğinin, sınavın 'hukuken denetlenebilir' olmasıyla doğrudan bir ilişkisi vardır. İdari işlemlerin yargısal denetiminin yapılabilmesi için, idarenin o işlemi hangi hukuki ve fiili sebeplere dayanarak, hangi usulü izleyerek ve nasıl bir değerlendirme yaparak tesis ettiğinin açıkça anlaşılabilir olması gerekir. Mülakat gibi sübjektif değerlendirmelere dayalı işlemlerde bu denetlenebilirlik, ancak tüm sürecin şeffaf bir şekilde kayıt altına alınmasıyla sağlanır. Ankara 6. İdare Mahkemesi'nin kararındaki mantık şudur: Eğer komisyonun her bir üyesi ayrı bir değerlendirme yapıyorsa, her üyenin verdiği puan ve bu puanın gerekçesi tutanakta 'ayrı ayrı' görülebilmelidir. Tüm üyelerin değerlendirmelerinin tek bir ortak tutanağa, ortak bir sonuç olarak yazılması, hangi üyenin hangi kritere ne puan verdiğini ve neden verdiğini gizler. Bu durum, mahkemenin, üyeler arasında bir çelişki olup olmadığını, bir üyenin keyfi veya standart dışı bir değerlendirme yapıp yapmadığını, değerlendirmelerin bireysel mi yoksa kolektif bir ön yargıyla mı yapıldığını denetlemesini 'imkansız hale getirir'. Denetlenemeyen bir işlem ise hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz. Bu nedenle, her üyenin değerlendirmesinin ayrı ayrı tutanağa bağlanmaması, işlemin denetlenebilirliğini ortadan kaldıran ve onu sakatlayan ağır bir şekil hatası olarak kabul edilmektedir.