Bir hukuk davasında, Yargıtay'ın temyiz incelemesi sonucu verdiği bir 'onama' kararının, aynı konuda daha sonra açılacak davalar için 'kesin hüküm' (HMK m.303) teşkil edip etmediğini, Yargıtay kararının niteliği ve 'maddi anlamda kesin hüküm' kavramı açısından tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100414

Hayır, Yargıtay'ın temyiz incelemesi sonucu verdiği bir 'onama' kararı, kural olarak başka davalar için 'kesin hüküm' teşkil etmez. Kesin hükmün (maddi anlamda kesin hüküm) oluşabilmesi için, bir davanın esası hakkında verilmiş ve kanun yolları tükenerek şeklen kesinleşmiş bir nihai kararın bulunması gerekir. Yargıtay'ın onama kararı, bir davanın esası hakkında kendisinin verdiği bir karar değildir; sadece alt derece mahkemesinin (istinaf veya ilk derece) verdiği kararın hukuka uygun olduğunu tespit eden bir 'denetim' kararıdır. Maddi anlamda kesin hüküm teşkil eden karar, Yargıtay'ın onadığı alt derece mahkemesi kararıdır. Dolayısıyla, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanan ve aynı konuda açılacak ikinci bir davada, davalının 'kesin hüküm itirazı'nda bulunurken dayanacağı karar, Yargıtay'ın onama ilamı değil, onanan alt derece mahkemesi hükmüdür. Yargıtay kararları, benzer hukuki uyuşmazlıklar için güçlü bir 'içtihat' niteliği taşır ve mahkemeleri fiilen yönlendirir, ancak İBK'lar hariç, başka bir davanın tarafları için hukuken bağlayıcı bir kesin hüküm oluşturmazlar.