İHAM'ın 'doğrudan doğruyalık' ilkesine ilişkin yaklaşımında, 'mahkeme heyetinin tamamen değişmesi' ile 'kısmen değişmesi' arasında nasıl bir ayrım yapılmaktadır? Kısmi değişiklik durumunda ihlalin tespitinde hangi ek kriterler devreye girer?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100407

İHAM, doğrudan doğruyalık ilkesinin ihlalini değerlendirirken heyet değişikliğinin kapsamına göre bir ayrım yapar: 1) Heyetin Tamamen Değişmesi: Eğer delillere (özellikle tanıklara) doğrudan temas eden hakimlerin hiçbiri, nihai kararı veren heyette yer almıyorsa, yani heyet tamamen değişmişse, İHAM bu durumu tek başına adil yargılanma hakkının ihlali için yeterli görebilmektedir. Zira bu durumda delillerle kararı verenler arasında hiçbir doğrudan bağ kalmamıştır. 2) Heyetin Kısmen Değişmesi: Eğer kararı veren heyette, delillere doğrudan temas eden hakimlerden en az biri bulunuyorsa (Erdal Sonduk olayındaki gibi), İHAM ihlali tespit etmek için ek kriterleri inceler. Bu durumda ihlal otomatik değildir. İHAM'ın baktığı ek kriterler şunlardır: a) Delilin Belirleyiciliği: Yeni katılan hakimlerin doğrudan temas etmediği delil (örneğin tanık beyanı), mahkumiyet kararında ne kadar belirleyici bir rol oynamaktadır? Eğer delil kilit önemdeyse, ihlal riski artar. b) Delilin Güvenilirliğine İlişkin Tartışma: Savunma tarafı, bu tanığın beyanlarının güvenilirliğine ve doğruluğuna ilişkin somut ve ciddi itirazlar ileri sürmüş müdür? Eğer beyanlar tartışmalı ise, yeni hakimin bu tanığı bizzat gözlemlemesi daha önemli hale gelir. c) Telafi Edici Güvenceler: Mahkeme, bu eksikliği gidermek için tanığı yeniden dinlemek gibi telafi edici güvenceler sağlamış mıdır? Bu kriterler ışığında, kısmi değişiklik halinde dahi, eğer belirleyici ve tartışmalı bir tanık yeni heyet tarafından yeniden dinlenmemişse, İHAM yine de ihlal kararı verebilir.