TCK m.168'de düzenlenen etkin pişmanlık, malvarlığına karşı işlenen 'yağma' (gasp) suçu için neden uygulanmaz? Kanun koyucunun bu tercihindeki hukuki mantığı, yağma suçunun koruduğu hukuki değerler açısından açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100404

TCK m.168, etkin pişmanlığın uygulanacağı suçları (hırsızlık, dolandırıcılık, mala zarar verme vb.) sınırlı sayıda (tahdidi) saymıştır ve bu listede 'yağma' suçu (TCK m.148) yer almamaktadır. Kanun koyucunun bu bilinçli tercihinin temelinde, yağma suçunun koruduğu hukuki değerlerin niteliği yatar. TCK m.168'de sayılan suçlar, kural olarak sadece 'malvarlığı' değerini ihlal eden suçlardır. Bu nedenle, mağdurun malvarlığına ilişkin zararı giderildiğinde, suçun yarattığı haksızlığın önemli bir kısmının telafi edildiği ve faile bir indirim verilmesinin adil olabileceği düşünülmüştür. Oysa yağma suçu, 'karma nitelikli' bir suçtur. Yağma, sadece malvarlığını (zilyedin malı teslim etmeye zorlanması) değil, aynı zamanda ve daha önemli olarak 'kişi özgürlüğü, hürriyeti ve vücut dokunulmazlığı' gibi kişisel değerleri de ihlal eder. Suçun temel unsuru, malın 'cebir veya tehdit' kullanılarak alınmasıdır. Mağdurun çalınan malının bedelini sonradan ödemek, uğradığı şiddeti, korkuyu, travmayı ve özgürlüğüne yapılan saldırıyı telafi etmez. Kanun koyucu, korunan hukuki değerin bu çoklu ve ağır niteliği nedeniyle, yağma suçunu basit bir malvarlığı suçu olarak görmemiş ve failin sadece parayı iade ederek ceza indiriminden yararlanmasının, suçun yarattığı haksızlıkla orantısız olacağına karar vererek bu suçu etkin pişmanlık kapsamı dışında tutmuştur.